atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
atatürk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Ekim 21, 2009

GENÇLİĞE HİTABE



Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927

Cumartesi, Ekim 29, 2005

29 Ekim - Bağımsızlık

Bugün alışveriş maksatlı Konak’tan geçiyordum. Konak’ta tarihi Hükümet Konağı (Valilik binası) ‘nın önünde bir kalabalık gördüm.Valiliğin merdivenlerine sıralanmış siyah beyaz üniformalarıyla Deniz Kuvvetleri Bandosu vardı. Bir sürü nefesli çalgı ile marşlar çalmaya başladılar. Kulağa çok hoş geliyordu. Bende diğer insanlar gibi durdum onları dinledim.29 Ekim kutlamaları çerçevesinde yapılan bu eylem doğaçlama gibi görünüyordu. Hem hüzünlü hem coşkulu marşları dinlerken başımı yukarı doğru kaldırdım. Valiliğin balkonunda Türk bayrağı dalgalanıyordu. Aklıma tarih kitaplarından hatırladığım balkona Yunan bayrağı çekilmiş hali geldi binanın.
O zamanki İzmirlilerin duygu ve düşüncelerini tahmin etmeye çalıştım. Gerçekten tüylerim diken diken oldu. Bir kez daha Mustafa Kemal Atatürk ‘e teşekkürler. Teşekkürler ki bu balkonda düşman bayrağının dalgalanması uzun sürmedi.
Atatürk muhalifleri biraz akıllı ve vicdanlı insanlar olsalar da düşünseler, bu şehirde bu vatanda başkalarının bayrağı altında zorla marşlar dinlemek de vardı. Oysa şimdi canı gönülden dinliyoruz…