Salı, Kasım 01, 2005

Kör kuyulara atsalar da!


Günlerden bir gün, köylerden birinde, adamın birinin eşeği,kuyunun birine düşmüş. Niye düşer, nasıl düşer sormayın.Eşek bu. Düşmüş işte.Belki kör bir kuyuydu, ağzı tahtayla kapatılmıştı belki, üzerine de toprakdökülmüştü.Zamanla tahta çürüdü, zayıfladı, toprakta biten otları yemek isteyeneşeğin ağırlığını çekemedi ve güm.Hayvancık saatlerce acı içinde kıvrandı, bağırdı kendi dilinde.Sesini duyan sahibi gelip baktı ki vaziyet kötü.Zavallı eşeği kuyunun dibinde melul mahzun bakınıyor.Üstelik yaralanmış.Karşılaştığı bu durumda kendini eşeği kadar zavallı hisseden adamcağızköylüleri yardıma çağırdı.Ne yapsak, ne etsek, nasıl çıkarsak soruları havada kaldı.Sonunda karar verildi ki kurtarmak için çalışmaya değmez.Tek çare, kuyuyu toprakla örtmek.Ellerine aldıkları küreklerle etraftan kuyunun içine toprak attılar.Zavallı hayvan, üzerine gelen toprakları, her seferinde silkinerek dibedöktü.Ayaklarının altına aldığı toprak sayesinde her an biraz daha yükseldi vesonunda yukarıya kadar çıkmış oldu.Köylüler ağzı açık bakakaldı.
* * *Hayat, bazen bizim de üzerimize abanır.(Ne bazeni, çoğu zaman.)Toz toprakla örtmeye çalışanlar çok olur.Bunlarla başetmenin tek yolu, yakınıp sızlanmak değil, düşünüpsilkinmek ve kurtulmak, aydınlığa adım atmaktır.Kör kuyuda olsak bile!
(Anonim)

Cumartesi, Ekim 29, 2005

29 Ekim - Bağımsızlık

Bugün alışveriş maksatlı Konak’tan geçiyordum. Konak’ta tarihi Hükümet Konağı (Valilik binası) ‘nın önünde bir kalabalık gördüm.Valiliğin merdivenlerine sıralanmış siyah beyaz üniformalarıyla Deniz Kuvvetleri Bandosu vardı. Bir sürü nefesli çalgı ile marşlar çalmaya başladılar. Kulağa çok hoş geliyordu. Bende diğer insanlar gibi durdum onları dinledim.29 Ekim kutlamaları çerçevesinde yapılan bu eylem doğaçlama gibi görünüyordu. Hem hüzünlü hem coşkulu marşları dinlerken başımı yukarı doğru kaldırdım. Valiliğin balkonunda Türk bayrağı dalgalanıyordu. Aklıma tarih kitaplarından hatırladığım balkona Yunan bayrağı çekilmiş hali geldi binanın.
O zamanki İzmirlilerin duygu ve düşüncelerini tahmin etmeye çalıştım. Gerçekten tüylerim diken diken oldu. Bir kez daha Mustafa Kemal Atatürk ‘e teşekkürler. Teşekkürler ki bu balkonda düşman bayrağının dalgalanması uzun sürmedi.
Atatürk muhalifleri biraz akıllı ve vicdanlı insanlar olsalar da düşünseler, bu şehirde bu vatanda başkalarının bayrağı altında zorla marşlar dinlemek de vardı. Oysa şimdi canı gönülden dinliyoruz…


Perşembe, Ekim 27, 2005

Ağlamak istiyorum

yeni tepkilerim oluyor...

Siz siz olun uzun bir yazı yazarken mutlaka yazdığınız şeyi yedek alın yoksa benim gibi koca bir yazıdan sadece yukarıdaki üç kelimeye kalırsınız:(((

Çarşamba, Eylül 28, 2005

Rock'n Live Weekends Summer

1-2 Ekim 2005 tarihlerinde İzmir Özdere Mavigün da Rock festivali yapılacak.İlgilenen arkadaşlara kaçırmasın.Kimler mi var!
1. Gün:
Karargah , Redd , Gripin , Manga , The Love Gods , Özlem Tekin

2.Gün:
Ege Çubukçu , Sarp , Pamela , Kargo , Duman

Bilet fiyatları 30YTL-45YTL arasında değişiyor.
Benden size öneri, festivalin mevkisi gereği üzerinize sıcak tutacak birşeyler alsanız iyi edersiniz.
Daha ayrıntılı bilgi için http://www.rocknliveweekends.com/ adresini inceleyebilirsiniz.

Cumartesi, Eylül 24, 2005

Bir Kuzen Başarısı


Blogumu okuyanlar bilir.Yazılarıma katkıda bulunup zaman zaman eleştiren bir kuzenim var.
Kuzen Alpay ailemizin gazetecisi. Ben gazeteci olacağım dediğinde ailemizin bazı büyükleri bu isteği tuhaf karşılamışlardı.Onlara göre gazetecilik gazete bayisi olmaktı…Gazete bayiliği kazançlı bir iş ama bir sürü angaryası var. Hele o dönemlerde gazetelerin promosyon olarak kuponla vermedikleri yoktu.Okuyup adam olmasını bekledikleri bir aile ferdinin kupon karşılığı ütü,su ısıtıcısı,masaj aleti gibi şeyler dağıtmak gibi bir ideali olması rahatsızlık vermişti.
Neyse bir süre sonra bu gazeteciliğin gazete bayiliği olmadığını kısa bir süre içerisinde anlatabildi bizim kuzen.
Ve istediği gibi okudu gazeteci oldu ve kupon karşılığı hiç alışveriş yapmadı.
Bugün bir dergide foto muhabirliği yapıyor. Bu hafta onun müjdeli bir haberi ile gururlandım. Hemen hemen her sene bir fotoğraf yarışmasına katılır ve ödül alırdı. Fakat bu sene aldığı ödül birincilik olunca daha bir sevindirici oldu.
Alpay ‘ın Universiade 2005 İzmir spor müsabakalarında çektiği üç fotoğraf İpragazın sponsorluğunda TSYD İzmir şubesi tarafından birincilik ödülüne layık görüldü.Fotoğrafları düşük çözünürlükte ve küçük olarak yayınladığım için kusuruma bakmayın. Kuzen başarılarının devamını bekliyorum.