Cuma, Kasım 13, 2009

Genetiği değiştirilmiş gıda tüketmek istemisiniz?


Dünya çapında faaliyet gösteren gönüllülük prensibi ile teşkilatlanmış Yeşil Barış (GreenPeace) de genetiği değiştirilmiş organizmalara karşı bakın hangi sebeplerle:

GDO'ya NEDEN KARŞI ÇIKIYORUZ?(2)

1) Yaşam patentlenemez:
İnsanlık tarihinde ilk kez canlılar üzerinde mülkiyet hakkı elde edilmektedir. Bir biyoteknoloji şirketi herhangi bir canlıya ait bir genin işlevini açığa çıkardığı zaman o gen üzerinde mülkiyet elde etmektedir. Oysa patent hakkı, yenilik getiren sınai buluşlara verilmektedir. Biz diyoruz ki, patent sadece o genin fonksiyonunu açığa çıkarmakta kullanılan tekniğe verilebilir. Hiçbir kişi ya da kuruluş kendini yeniden üretebilen ve milyarlarca yıl yaşayabilen bir canlı organizma üzerinde mülkiyet sahibi olamaz. Bunun adı biyolojik korsanlıktır.
Sözünü ettiğimiz biyolojik korsanlığın amacı; çok uluslu şirketlerin yüzyılımızın yeşil altını olarak gördükleri gen kaynaklarını sömürmesi, üçüncü dünya ülkelerinin biyolojik zenginliğinin gelişmiş ülkelere transfer edilmesidir.

2) Sağlık riskleri:
GDO'lu üretim insan sağlığı için ciddi riskler taşımaktadır. Kolera bakterisi taşıyan yonca, akrep geni taşıyan pamuk, tavuk geni taşıyan patates, balık geni domates gibi frankeştaynlar gıda olarak soframıza getirilmeye çalışılıyor. Uzmanlar, hastalıklar ve böceklere direnç gösteren transgenik bitkilerin diğer bitkilerden daha yüksek bir alerjik potansiyele sahip olduğunu söylüyorlar. Yapılan deneyler, genetik yapısı değiştirilen patateslerin fareler için toksik olduğunu, bağışıklık sisteminde bozukluklar ve viral enfeksiyonlar gibi birçok etkileri olduğunu ortaya çıkarmıştır.

3) Biyoçeşitliliğe tehdit:
GDO'lu tarım, kendi dışındaki tarım şekillerini, özellikle ekolojik tarımı ve son tahlilde de biyoçeşitliliği tehdit eden totaliter bir tekniktir. GDO'lar 5-10 km'lik bir alana yayılmakta, komşu tarla ya da köylerdeki geleneksel ekinin ya da orman bitkileri gibi yabani türlerin genetiğini değiştirme tehlikesi doğurmaktadır.
Milyonlarca yılda oluşan türler 5-10 yıllık bir sürede yokolmakta ve yeni oluşan deli bitki türleri ortaya çıkabilmektedir. Sonuç olarak GDO, yeryüzündeki milyonlarca canlı türün varlığını tehdit etmekte, ekosistemi tahrip etmektedir.

4) Tarımda bağımlılık:
İnsanlık tarihinde, tarım toplumlarının varoluşundan bu yana, üretim yapan çiftçi ektiği üründen bir sonraki ekimde kullanmak üzere tohumluk ayırır. Böylece kuşaktan kuşağa geçen bu sağlıklı tohumlar binlerce yıllık genetik yapıyı korur, geliştirir. GDO'lu tohum ise çiftçiyi her ekimde yeniden tohum satın almak zorunda bırakmaktadır. Temel girdileri, enerji, gübre, ilaç ve tohum olan ülkemiz çiftçisi sürekli tohum satın almak zorunda bırakılarak çok uluslu tohum şirketlerine bağımlı hale getirilmek istenmektedir.
Ayrıca belli bir zararlıya karşı genleriyle oynanmış tohum, potansiyel başka bir zararlıyı önleyemez. İddia edilenin aksine GDO'lu tohum kullanan çiftçi daha fazla tarım ilacı kullanmak zorunda kalmaktadır. ABD'li köylüler bugün düşük verim nedeniyle GDO tüccarlarına davalar açmaktadır.

Çarşamba, Ekim 21, 2009

GENÇLİĞE HİTABE



Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927

Pazartesi, Ağustos 17, 2009

Avrupalıların atası İzmirliler olabilir


İzmir'in bilinen 5 bin yıllık tarihini 8 bin 500 yıla çıkaran Yeşilova'daki kazıların bu yılki bölümü başladı. Kazıların sadece ilk 20 gününde müzede sergilenebilecek kalitede 10'a yakın eser çıkarıldı.

Kazı başkanı Yrd. Doç. Dr. Zafer Derin ‘ilk İzmirlilerin’ günlük yaşamını keşfettiklerini söyledi: “Kazılarla İzmir’e ilk yerleşen topluluğun nasıl yaşadığını, hangi ırka sahip olduğunu anlamaya çalışıyoruz. 8 bin 500 yıl önce ilk yerleşimin başladığını, insanların sazdan, otlardan evler yaparak hayvancılık, avcılık yaptığını görüyoruz. Burada yaşayan ilk insanların kültürlerinin ilerlemiş olduğunu ve kendi mühürleri bulunduğunu, yönetim tarzları olduğunu anlıyoruz. 300 metre çapında bir alanda yerleşmişler, dağınık yerleşim var. Kullandıkları taş aletleri, çanak çömleği, birçok şeyi açığa çıkarmış durumdayız. İzmir’in en eski geçmişini öğreneceğiz. Güneydoğu Avrupa’nın, Yunanlıların da büyük oranda köklerinin yattığı yerlerin bu bölgeler olduğunu tahmin ediyoruz. Bornova Ovası’nda, 300 metre çapında, benzer yerleşimlerin yapıldığı üç alan var. Bu alanlar tarih öncesi dönemin yerleşim yerleri.”
Yabancı bilim adamlarının ilgiyle izlediği kazılara Bornova Belediyesi de destek veriyor. İzmir’in en eski yerleşim alanının Bornova olduğunun ortaya çıktığını belirten Bornova Belediye Başkanı Kamil Okyay Sındır heyecanlı:
“Kazı alanının yakınlarına küçük bir müze yapmak istiyoruz. Ayrıca o yıllarda insanların yaşadığı sazdan ottan evlerin benzerleri yapılacak. Yakınlarına ilkel fırınlar inşa edilecek. Neolitik devir öncesi ve sonrası çocuklara, gençlere, bizlere gösterilecek. ‘Kendin yap, kendin öğren’ tarzında o devirleri yaşatan bir mekân oluşturulacak. Bornova’ya gelen yerli veya yabancılar mutlaka görmek isteyecek.”

Salı, Temmuz 28, 2009

Hidromobiller İzmir'de yarışacak


Güneş enerjisi ile çalışan otomobil yarışı ilk defa İsveç'te 1985 yılında yapıldı. Türkiye'de de heryıl üniversiteler ürettikleri araçlarla İzmir'de yarışıyor.Temiz enerji ihtiyacının hergün daha da önemli olduğu bugünlerde bu tip çalışmaların olması çok güzel.
Bu seneki yarış 8-9 Ağustos İzmir Pınarbaşı Yarış Pistinde olacak.Güneş enerjili arabaları ve prformanslarını merak edenler için kaçırılmayacak bir fırsat.

Cuma, Mayıs 15, 2009

Erovizyon'da verdiğimiz ve aldığımız puanlar

1975 yılından 2009 a kadar Türkiye'ye puan veren ülkelerin toplam kaç puan verdikleri sıralayacak olursak 34 yılda bize en çok Almanya puan vermiş. Türkiye ise en çok İrlandaya puan vermiş.

Points given by all countries to Turkey in the years 1975 to 2008 (finals and semifinals)  Türkiye'nin aldığı puanlar:

Points given by Turkey to all countries in the years 1975 to 2008 (finals and semifinals) Türkiye'nin verdiği puanlar:

Rank

From

Total

Rank

To

Total

1

Germany

162

1

Ireland

123

2

France

154

2

United King.

120

3

Netherlands

130

3

Spain

118

4

Switzerland

111

4

Bosnia-Herz.

115

5

Belgium

103

5

Malta

83

6

Bosnia-Herz.

94

6

Netherlands

83

7

United King.

93

7

Yugoslavia

80

8

Macedonia

73

8

Sweden

76

9

Albania

73

9

Italy

76

10

Romania

71

10

Germany

72

11

Austria

67

11

Greece

71

12

Denmark

66

12

Austria

70

13

Spain

50

13

Belgium

63

14

Malta

50

14

Israel

60

15

Sweden

50

15

Switzerland

60

16

Norway

48

16

Ukraine

58

17

Yugoslavia

42

17

Croatia

55

18

Finland

40

18

Norway

50

19

Bulgaria

37

19

Macedonia

50

20

Croatia

35

20

Portugal

47

21

Greece

33

21

Armenia

42

22

Israel

32

22

Finland

39

23

Iceland

24

23

France

38

24

Russia

23

24

Moldova

35

25

Italy

23

25

Russia

32

26

Hungary

22

26

Bulgaria

30

27

Luxembourg

19

27

Albania

30

28

Ukraine

19

28

Georgia

29

29

Ireland

15

29

Denmark

26

30

Georgia

13

30

Luxembourg

26

31

Slovenia

13

31

Romania

24

32

Portugal

13

32

Iceland

24

33

Morocco

12

33

Estonia

22

34

Cyprus

12

34

Hungary

18

35

Azerbaijan

12

35

Slovenia

16

36

Monaco

11

36

Serbia-Mont.

15

37

Moldova

11

37

Azerbaijan

12

38

Poland

11

38

Cyprus

10

39

Andorra

10

39

Poland

8

40

Belarus

9

40

Belarus

8

41

Estonia

6

41

Monaco

7

42

Montenegro

4

42

Latvia

6

43

San Marino

4

43

Andorra

2

44

Lithuania

3

44

Czech Rep.

1

45

Latvia

2

46

Armenia

2

47

Serbia-Mont.

2

48

Czech Rep.

1