Cuma, Aralık 17, 2010

Bamid - Balçova Arsaları Mağdurlarına Güzel Haber

Yıllardır hukuki mücadele veren mağdurlara yıllardır gelen en umut verici haber bu hafta geldi.Tapusu olan mağdurlar için imar düzenlemesi belediye tarafından tamamlandı.Tabi tapusunu almayı başaramamış makbuz sahiplerinin sorunu henüz çözülemiyor.Belediyenin açıklamasına göre bakanlar kurulu kararı olmadan elinde sadece makbuzu olan vatandaşlar için bir şey yapılamıyor.Umarım makbuzlu kişilere de uygun bir çözüm en kısa zamanda bulunabilir.Yeni Asır Gazetesi 'nde Ertan Gürcaner imzasıyla yayınlanan haber şu şekilde:

 12 Eylül darbesinden sonra, Balçova Belediyesi'nden satın aldıkları arsalarına imar verilmediği için mağdur olan 5 bine yakın arsa sahibinden, ellerinde tapusu bulunan bin 886'sına sevindirici haber geldi. Balçova Belediyesi, yaklaşık 3 yıldır sürdürdüğü 1000 ölçekli uygulama imar planlarını tamamladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi de Uzundere'de Olimpiyat Köyü'nün yakınındaki araziyle ilgili olarak 5 bin ölçekli nazım imar planını hazırlayıp, onaylamıştı. Balçova Belediyesi, toplam 1 milyon 130 bin metrekarelik alan üzerinde yapılan planlama çalışması sonucunda bin 886 parsel için, üç ada üzerinde 2 bin 200 konut üretti. Yüksekliğin serbest bırakıldığı taslak planda 167 bin metrekarelik alanın jeolojik açıdan sakıncalı bölge olduğu ve buraların imara açılamadığı belirtildi.
Vatandaşlar, 1970'li yıllarda Balçova Belediyesi'nden arsa satın aldı. 12 Eylül 1980 darbesiyle Balçova Belediyesi kapatılıp, malları İzmir Belediyesi'ne geçince, arsa alan vatandaşlar mağdur oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin hazırladığı nazım imar planı ile çözümün yolu açıldı. Yürütülen çalışma kapsamında, tapulu bazı arazilerin 38 bin 500 metrekarelik orman alanı içinde kaldığı ortaya çıktı. Planlama çalışması Kuzey ve kuzey-batıda Konak ve Balçova yerleşim alanları, güneyde Olimpiyat Köyü yerleşimi, güneybatıda orman alanı, doğuda ise Poligon Askeri Alanı ile sınırlı olan 1 milyon 130 bin metrekarelik alanda yapıldı. Balçova Belediyesi tarafından yürütülen Balçova Arsaları 1 ve 2 etap 1000 ölçekli ilave uygulama imar planı çerçevesinde söz konusu alanda 43 adet park alanı, 3 adet ilköğretim okulu, 1 adet orta öğretim okulu, 3 adet sağlık, 2 adet sosyal-kültürel, 2 adet dini tesis ile 3 adet belediye hizmet alanı ve toplam 4 bin metrekare otopark alanı planlandı. 174 bin metrekarelik alanda, 2 bin 200 konutluk, "konut alanı" da oluşturuldu.

ÖZEL ÇALIŞMA

Başkan Çalkaya, "Bugüne kadar hiçbir belediye başkanı bu işe el atmamış. Herkes nutuk çekmiş. Büyükşehir Belediyesi ile yaklaşık 7 yıldır bu iş üzerindeyiz. Artık son aşamaya gelindi. Tapulular için bir nebze olsun çözüm üretiliyor. 5 bin arsa mağdurundan bin 886'sı tapulu. Diğerlerinin ise elinde resmi belge olarak kabul edilmeyen fiş ve makbuzlar var. Tapusuzların problemi ancak Bakanlar Kurulu Kararı ile çözülür. Çözülmezse vatandaşlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gidecek" diye konuştu.

Adam olacak oyuncu

Bu hafta evimde dizüstü bilgisayarımda araştırma yaparken bir yandan da televizyon açıktı.Televizyonun açık olması akşamları ışıkların açık olması gibi bir şey oldu birçoğumuz için.Geçen akşam bizde de öyle bir durum vardı.Bilgisayarda çalışırken tv'de "Öyle Bir Geçer Zaman Ki" dizisi oynuyordu.Takip etmediğim konusunu bile bilmediğim bir dizi olmasına rağmen bir sahne vardı ki dakikalarca benim dikkatimi çekmeyi başardı.
Dizide Mete karakterini canlandıran genç oyuncunun çıkardığı rol gerçekten çok iyiydi.Uzun süredir yerli yapımlarda hele de yerli dizilerde böyle bir oyunculuk görmedim.Bu oyuncunun (Aras Bulut İYNEMLİ) daha ciddi ve özenli yapımlarda gerçekten çok kaliteli işler çıkaracağı kesin.Aras Bulut İynemli'yi Yavuz Turgul veya Çağan Irmak imzalı bir yapımda izlemeyi çok isterim.

Çarşamba, Mart 17, 2010

Mektup Yarışması

İzmir Konak Belediyesi Ata'ya Mektuplar adıyla bir yarışma düzenliyor.Yediden yetmişe katılımın mümkün olduğu bu yarışmada konu sınırlaması olmaksızın günümüzden Mustafa Kemal Atatürk' e mektup ile iletmek istediğiniz duygu ve düşüncelerinizi yazabiliyorsunuz.Ön incelemeden geçen mektuplar yarıştırılacak ve kazananlara çeşitli ödüller verilecek.Konu ile ilgilenenler www.konak.bel.tr ve www.atayamektuplar.com adreslerinden detaylı bilgi alabilirler.Son katılım 30 Nisan 2010.

Salı, Aralık 22, 2009

Ben bir faşistim

Aşağıdaki yazı eposta dolaşımları ile bana ulaştı.Yazan kişiyi tanımıyorum ama epostada dolaştığına göre yazısını yayınlamama da kızmaz sanırım.
Bir İzmirli olarak İzmir'de yaşamayı tercih etmiş, kendini İzmirli görebilmiş birçok insanın aşağıdaki yazıyı yazan Ayşe hanıma katıldığını düşünüyorum.


Ben bir faşistim...

30 yıldır İzmirliyim. 30 yıldır Karşıyakalı'yım. Ama aslen Tatarım. Hem de Kırım Tatarı... Hani şu 1944'te topraklarından topyekûn sürgün edilenlerden... Büyüklerimin yıllarca burnunun ucu titredi, "memleket" dendiğinde. O nedenle bilirim toprak denilen şeyin köklerinin yüreklerde yattığını...

Hayatımı paylaştığım, sevdiğim adam bir Karadenizli... Anneden ve babadan. Tam bir Laz sizin anlayacağınız... En yakın arkadaşım Çerkez... Alt komşumuz Kürt... İki kat üstte, çok sevdiğim bir Ermeni oturuyor. Çocukluk arkadaşım Rum... Evin dördüncü kızı İpek, Yugoslav göçmeni...

Ve biz hepimiz İzmirliyiz... Ve ben bir faşistim.

Büyük ve renkli kocaman bir mozaik tabloyuz. İçimizden birimizin renkleri çıkarılsa o tablodan, genel görüntümüz bozulur, sessiz ve kör kalırız.

Yaklaşık bir haftadır son olaylardan sonra İzmir'e İzmirli'ye yapılan saldırıları okuyorum, dinliyorum... Kızıyor muyum? Hayır...

Eleştiriyi yapanlar ne bu şehirden, ne de bu şehrin insanlarından haberdar... Ellerinde bir takım veriler, arada bir gelip kıyıdan kıyıdan izledikleri bizleri yazıyorlar. Yazmıyorlar aslında, ağır ve haksız bir eleştiri yağmuruna tutuyorlar. Ve hatta, tabir uygunsa, adeta "kin kusuyorlar". İşte ben de bu noktadan hareketle kızmıyorum onlara. Öylesine zavallılar ki, yazıları ile faşizanlık yaptıklarının bile farkında değiller.

Kardeşim; öncelikle şunun altını çizelim. O gün bu şehrin sokaklarında olanlar bir sosyal patlamadır. Bunun tek sorumlusu da hükümettir. Üç beş oy kaygısıyla tamamen bir kılıf düzeneği ile sundukları o sözde "demokrasi açılımını" bu şehrin insanları yutmamıştır.

İzmirli yüzyıllardır, farklı etnik kimlikleri bağrına basmış, usul usul onları birbiri ile kaynaştırıp, bir arada yaşatmış bir topluluktur. Ama kimse kusura bakmasın bu şehrin denizinin dayandığı sırtında koca bir şehitlik yatmaktadır.

Vapurla bir yakadan öteki yakaya geçerken orada yatan genç bedenlerin ruhları sarar bu şehri. Acısı büyük anaların, gözyaşlarını içine akıtan şehit babalarının memleketidir İzmir. Yıllardır, köşedeki camiden kaç şehit cenazesini kaldırdığımızı kimse saymaya cesaret edemez.

O nedenle elin teröristini davul ve zurnayla karşılayıp, neredeyse kahraman ilan edeceklere elbette tepki gösterecektir. Kaldı ki; İzmirliye "faşist" diyen zihniyet önce PKK'ya "terör örgütü" , üyesine de "terörist" demeyi öğrenecektir.

Gelişmedik biz kardeşim... Memnunuz bu halimizden. Tembellik hakkımızı kullanıyoruz. Hayatı denizin kenarında güneşi batırıp, doğurarak yaşamayı tercih ediyoruz. Şehrimizi seviyoruz. Ünlü olup, çok para kazanmak gibi bir hırsımız yok bizim. Birilerinin uşağı olacağımıza kendi çapımızda kendimizin efendisi oluyoruz. O nedenle kalıyoruz bu şehirde... İzmir'i biz bu şekilde seviyoruz.

Ha bu arada; bu ülkenin en yüksek vergilerini ödeyen şehirlerden biri İzmir'dir. O vergilerden en az yararlanan şehir olsak da gıkımız çıkmaz, devlete borcumuzu öderiz paşa paşa... Bu nedenle faşist olabilirim.

Mustafa Kemal Atatürk çok önemlidir bizim için. Bu ülke de öyle... O nedenle de faşist olabiliriz.

Cumhuriyet Mitinglerine de gururla katıldık. Bak bu da faşistlik...

Bizim gibi düşünmeyeni, bizden olmayanı sevmeme gibi bir durumumuz hiç olmadı. Çünkü biz hepimiz birbirimizden çok farklıyız. Ama etnik kökenlerimizi it dalaşı gibi ortaya koymayız. Biz İzmirli'yiz. Severiz bu şehri... Değerlerimize sahip çıkarız. Asfalyalarımız atınca biraz hırçınlık yapabiliriz.

Ayşe Başak Kaban